Yöntemler: Çalışmaya oral anti-spastisite ilacı kullanan inme, serebral palsi (SP), multiple skleroz (MS), travmatik beyin yaralanması (TBY) ve spinal kord yaralanması (SKY) tanılı hastalar dahil edildi. Demografik veriler elde edildi ve ilaç uyumu ile ilgili sorular yöneltildi.
Bulgular: Çalışmaya toplam 100 hasta dahil edildi; 31 inme, 15 SP, 7 MS, 5 TBY ve 42 SKY. Hastaların %61'i erkek idi. Hastaların %52'sinde ilaç kullanımına uyumsuzluk vardı. İlaca uyum, iki cinsiyet arasında ve ilacı veren kişilere göre değişiklik göstermiyordu (p değerleri sırasıyla: 0.681, 0.385). İlaç uyumu ile ilaç dozu, kullanım süresi ve eğitim düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktu (p değerleri sırasıyla: 0.369, 0.345, 0.287). Kullanılan ilaç sayısı arttıkça anti-spastisite ilaçlarına uyum azaldı (p=0,042, r=-0,344). Farklı hastalık grupları arasında ilaca uyum konusunda farklılık saptanmadı (p=0.385).
Sonuçlar: İlaç uyumu, genellikle hekimlerin hastaya reçete ettiği şekilde hastaların ilacı kullanması anlamına gelir. Etkin tedavi elde etmek için hastanın aktif, işbirlikçi katılımı gerekmektedir. Bununla birlikte, çok sayıda ilaç kullanması hastanın uyumunu etkilemektedir. Spastisite tedavisi veren hekimlerin ilaç tedavi rejiminde değişiklik yapmadan önce, hastaların yaklaşık yarısının oral anti-spastisite ilaçlarına uyumsuzluk gösterdiğini dikkate almalıdır.
Methods: The study included patients using oral anti-spasticity drugs, diagnosed with stroke, cerebral palsy (CP), multiple sclerosis (MS), traumatic brain injury (TBI), and spinal cord injury (SCI). Demographic data were obtained and questions regarding medical adherence were asked.
Results: Totally 100 patients were included in the study; 31 stroke, 15 CP, 7 MS, 5 TBI and 42 SCI. Of the patients, 61% were male. 52% of the patients were non adherent. The adherence to the medication did not differ according to gender and whether the drug is given by caregiver (p= 0.681, 0.385, respectively). There was no significant relationship between medication compliance and dose of the drug, duration and education level (p= 0.369, 0.345, 0.287, respectively). The anti-spasticity medication adherence was decreased with the increasing number of the drugs used (p=0.042, r=-0.344). The medical adherence did not differ among different disease groups (p=0.385).
Conclusion: Drug compliance; usually refers to whether patients take their medications as doctors prescribe to patients. Active, collaborative participation of patients is required to achieve effective treatment. However, using multiple medications may affect patient compliance. Physicians who treat spasticity; must keep in mind that nearly half of the patients are non-adherent with oral antispasticity medications before making changes in their treatment regimen.